»
A
Ç
K
A
P
A
«
Öğretim Görevlisin’den Çirkin Hareket
Şub 14th, 2011 by admin

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin bir gezisinde 50 kişilik kafilenin içinden başörtülü öğrencisine bira aldıran Öğretim Üyesi Gökhan Eken, “Sıcak, samimi bir ortamdı. Ortada bir mağduriyet yok” diyerek kendini savundu.

Dün habervaktim sitesinde yayınlanan video görüntüsünde, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nün bir gezisinde, Öğretim Üyesi Gökhan Eken’in, başörtülü öğrencisine bira aldırdığı ortaya çıkmıştı.
Devamını Oku »

İsrail Askerlerinden Bayan Esirlere Küstah Muamele
Kas 1st, 2010 by admin

esir Her fırsatta Filistinli mazlum insanları katleden insanlıktan nasibini almamış zalim siyonist İsrail işgal devletinin çapulcu askerleri bu sefer gene bir rezilliğe daha imza attılar.Esir ettikleri Filistinli bir kadını gözleri kapalı şekilde yanında dans ederek aşağıladıkları görülüyor.

Devamını Oku »

Siyonist Yahudi grup Filistinli genci linç etti
Kas 1st, 2010 by admin

yahudi-grup

Dün Kudüs’te bir kilise yakan fanatik Yahudiler bugün de Filistinli bir genci linç etti.

Yerleşimci Yahudilerin Kudüs ve Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik saldırıları devam ediyor..Bugün onlarca Yahudi yerleşimcinin, Batı Kudüs’teki Helil caddesinden geçmekte olan Filistinli bir gence saldırarak dövdüğü ve Filistinli gencin dayağın etkisiyle bilincini kaybettiği bildirildi.

Yerleşimci Yahudilerin saldırısına uğrayan Ferit Kamil El-Tobasi’nin ailesi oğullarının Hedasa Ayn Karim Hastanesi’nde yoğun bakımda yattığını belirterek, Ferit El-Tobasi’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve Filistinli gencin vücudunun birçok yerine ağır darbeler aldığını söyledi.

Devamını Oku »

Bir yetmez, iki defa ‘evet’ diyeceğim
Ağu 23rd, 2010 by admin

tusadTürk Sanayicileri ve İşadamları Der-neği’nin (TÜSİAD) 12 Eylül’de yapılacak anayasa referandumunda ‘tarafsız’ kalacağını açıklamasının ardından başlayan tartışma sürüyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bitaraf olan bertaraf olur.” sözleriyle eleştirdiği patronlar kulübüne bir tepki de TÜSİAD üyesi İshak Alaton’dan geldi. Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alaton, referandumda bir ‘evet’i yeterli bulmadığını vurguladı ve iki kere ‘evet’ diyeceğini açıkladı. İş dünyasını ‘cesaret fakiri’ olmakla eleştiren Alaton, zamanı gelince pozisyon alıp ‘ben böyle düşünüyorum’ demek gerektiğini ifade etti. Duayen işadamı, yeni darbelerin mağduru olmamak için demokrasiden yana tavır alınması gerektiğini belirtti.
Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton, referandum sürecinde yaşananlar konusunda Zaman’a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Anayasa değişikliğine destek veren Alaton iki kez ‘evet’ demesinin iki sebebi olduğunu belirtiyor: “Birinci sebep son 8 yıldır yaşadığımız iki başlı yönetim. Bu beni de, Türkiye’yi de çok yordu ve ülkenin çok aleyhine oldu. Çünkü bir tarafta seçimleri kazanmış ve yüzde 65 ile parlamentoya girmiş bir ana parti ve o partinin karşısında küçük muhalefet partileri var. Bunun yanında tam muhalefet yapan bir de devlet var. Bunun en bariz örneği (üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması) 411′li oylama oldu. Parlamentoda 550′nin 411′inin oyuyla -ki bu Meclis’in neredeyse yüzde 80′i ediyor- geçen bir kanun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal ediliyor. Neye dayanıyor bu iptal? Hiç. Kendi özel mantığı var. Hükümet aleyhtarı devlet mantığıyla parlamentodan geçen kanun iptal ediliyor. Bu da çift başlı bir yönetimin en açık göstergesi. Bunun bir yerde bitmesi lazım. Bitmesinin tek yolu bu referandumda yargının tarafsız bir noktaya çekilme ihtimali. İhtimal olarak görüyorum çünkü henüz neyin ne olacağı tam belli değil. Fakat bu bir umuttur. Ben bu umuda güvenerek ‘evet’ diyorum. Artık sadece milletin seçtiği bir yönetimin tek ses olmasını gerekli ve kaçınılmaz görüyorum.”
İshak Alaton’un referandumda evet demesinin ikinci sebebi de uzun yıllardan beri vaat edilen mevcut anayasanın tamamen iptal edilmesi ve onun yerine sağlıklı, çağdaş Batı standartlarında, Avrupa Birliği’nin kabul ettiği yepyeni bir anayasa için ilk adımın atılacak olması. “Yepyeni bir anayasa için kuvvetli bir hükümetin iktidara gelmesini bekliyorum. Bu hangi parti olursa olsun yeni hükümetten birinci beklentimiz yepyeni bir anayasa.” diyen Alaton, kurucusu olduğu Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) aracılığıyla Prof. Dr. Ergun Özbudun’a hazırlattığı anayasanın ele alınmasını, tartışılmasını ve kabul edilmesini beklediğini dile getirdi. Yeni bir anayasanın 2011 seçimlerinden sonra ilk ele alınması gereken konu olduğunu vurgulayan Alarko’nun patronu, şöyle konuştu: “Böylece 30 yıl önceki 12 Eylül 1980 darbesi rezaletini son defa olmak üzere tarihe gömecek ve unutacağız. Aynı zamanda darbeler periyodunun sonu olacak. Çünkü arka arkaya gelen darbeler, bilgisayar yoluyla gösterilen tehditler, hizaya çekme ve ordunun üst kademesinin yapmaya çalıştığı darbe devamlılığı bir daha geri gelmemek üzere yerde noktalanıyor. Fakat unutulmayacak. Çünkü artık geçmişteki faili meçhullerin ele alınma, binlerce insanın acılarının işitilme zamanı geldi. Bu vatandaşlardan milletçe özür dilenmeli. Bu devletin bugüne kadar işlediği suçları kabul etmesini ve özür dilemesini bekliyorum.” Alaton, Türkiye’deki Yahudi cemaatinin referandumla ilgili sessiz bir duruş sergilediğine işaret ederek, bu durumu anlayışla karşılamaya çalıştığını, ancak ne düşündüklerini bilmediğini kaydetti.
İşadamı Alaton, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in referandumda tarafsız kalacaklarını açıklamasını da eleştirdi. Üyesi olduğu TÜSİAD’ın toplantılarına gitmediğini belirten Alaton, bunun gerekçesini şöyle açıkladı: “Çünkü uzun zamandan beri TÜSİAD’ın duruşunun Türkiye’nin gerçekleriyle bağdaşmadığını düşünüyorum ve bunu açık bir şekilde dernekte de dile getirdim. Bunun için mesafeli davrandım. Bugün de herhangi bir şekilde değişmiyorum. TÜSİAD’ın kendine göre bir mantığı var. Ben buna iştirak etmiyorum.” TÜSİAD’ın geçmişte yeni bir anayasa talebi olduğu, Başbakan’ın da oraya giden yolda ana arterleri açmaya çalıştıklarını söylemesinin hatırlatılması üzerine Alaton, şu değerlendirmeleri yaptı: “Başbakan çok mantıklı bir şekilde izah ediyor. Ben de aynı mantıktan gidiyorum. Ve diyorum ki bu referandum ilk adımdır. Nihai hedef değildir. Bunu herkes biliyor zaten. Bir taraftan yönetimin elini bağlayacağız -şimdi yaşandığı gibi- diğer taraftan da yepyeni bir anayasa isteyeceğiz. Bunun mantığı nerede? Demokrasi arayışında olmak tavır almayı gerektirir. Demokrasi arayışında nasıl tarafsız kalınır. Ne kadar geçersiz ve mantıksız bir yaklaşım.”
İş dünyası neden bu kadar cesaret fakiri?
Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı İshak Alaton, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD) yanı sıra iş dünyasında da demokrasiden yana cüretkar çıkışlar olmayışını eleştirdi. İş dünyasının düşünce dünyasını anlamakta zorlandığını ifade eden Alaton, “Neden bu kadar cesaret fakiri bir toplumuz? Neden cesaret denilen erdemin kıymetinin idrakinde değiliz? Neden renksiz, neden tarafsız kalarak dertleri halledeceğimizi sanıyoruz.” diye sordu. İshak Alaton, zamanı gelince pozisyon alıp ‘ben böyle düşünüyorum’ demek gerektiğini söyledi. Demokrasi tehditleri karşısında sessiz kalmanın en çok iş dünyasını vurduğuna işaret eden işadamı, “Mağdur olmamak için demokrasiden yana tavır almak lazım. Sanki (işadamları) renksiz kalarak bir tehlikeyi önleme çabası hissediyorum. Ancak ben tehlikenin ne olduğunu anlayamıyorum.” şeklinde konuştu.
Her şeye ‘hayır’ diyen muhalefeti anlayamıyorum
İşadamı İshak Alaton referandum konusunda muhalefetin tutumunu eleştiriyor. ‘Hayır’ kampanyası başlatan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) sosyal demokrat olduğuna inanmadığını ifade eden Alaton, “Sosyal demokratlığı bir yana bırakalım, CHP’nin hayır demeyi savunmasındaki mantığı da anlamış değilim. Çünkü doyurucu bir mantıkları yok. Sadece muhalefet etmek için muhalefet ettikleri kanaatine varıyorum. Bu da belki politik beklentileri neticesi.” dedi. “Böylesi bir muhalefetin ülke yönetiminde olması ne kadar mantıklı?” diye soran işadamı, bunu doğru bulmadığını, muhalefetin ülkenin çıkarı doğrultusunda karar alındığında ona destek vermesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin, muhalefeti her şeye hayır diyerek hareket eden bir garip ülke olduğunu kaydetti. Her şeye hayır demenin mantığını hiçbir zaman anlamadığını vurguladı. Eski MGK Genel Sekreteri Org. Tunçer Kılınç’a atfen 4 yıldızlı bir orgeneralin televizyondan dolar basacağını söylemesinin de mantık dışı olduğunu vurgulayan Alaton, şöyle konuştu: “Bu para basma hadisesi nasıl Türkiye’de ciddiye alınır ve tartışılır? Televizyondan söylüyor ve gazetelerde bu demeçlere yer veriliyor ve adama da sorulmuyor ‘Sen çıldırdın mı?’ diye. Mantık nerede? Bir yerde TV aracılığı ile kalpazanlığın mubah olduğunun propagandası yapılıyor.”
ZAMAN

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bitaraf olan bertaraf olur.” sözleriyle eleştirdiği patronlar kulübüne bir tepki de TÜSİAD üyesi İshak Alaton’dan geldi. Alarko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alaton, referandumda bir ‘evet’i yeterli bulmadığını vurguladı ve iki kere ‘evet’ diyeceğini açıkladı. İş dünyasını ‘cesaret fakiri’ olmakla eleştiren Alaton, zamanı gelince pozisyon alıp ‘ben böyle düşünüyorum’ demek gerektiğini ifade etti. Duayen işadamı, yeni darbelerin mağduru olmamak için demokrasiden yana tavır alınması gerektiğini belirtti.

Devamını Oku »

Sultan Abdülhamid’in sürgün notları bulundu
Ağu 23rd, 2010 by admin

abdulhSon dönem Osmanlı tarihinin üzerinde en çok tartışılan kişilerinden birisi olan Sultan Abdülhamid hakkında çok konuşulacak yeni bir günlük bulundu.

Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi’nin nadide eserler bölümünde tek nüsha halinde bulunan ve şimdiye kadar hiçbir araştırmacı tarafından çalışılmamış Abdülhamid’in hususi doktorluğunu yapmış Atıf Hüseyin Bey’in günlükleri Prof. Dr. Metin Hülagü tarafından fark edildi.
Abdülhamid’in özel doktoru Atıf Hüseyin Bey’in günlüğünü ilaç firmalarının vermiş olduğu bir el büyüklüğündeki gayet küçük 12 ajandaya yazdığı belirlendi. Büyük bir titizlikle günümüz Türkçesine çevrilen günlükler, notlandırılarak Timaş Hatırat dizisinden yayımlandı.
İTTİHATÇI DOKTOR GÖZETİMİNDE BİR PADİŞAH
“Abdülhamid’in Sürgün Günleri” adıyla okurla buluşan hatıratın sahibi Atıf Hüseyin Bey, Abdülhamid’in Selânik’e sürgüne gönderilmesinden Beylerbeyi Sarayı’nda ölmesine kadar onun hususi doktorluğunu yapmak üzere İttihat ve Terakki hükümeti tarafından görevlendirilen bir doktor.
İlk başlarda Abdülhamid’e önyargı ile yaklaşan ittihatçı doktor, daha sonraki günlerde Abdülhamid’e dair fikirlerinin yanlış olduğunu fark ediyor ve bu hatıralarına da yansıyor.
Kitapta ailesiyle sürgüne gönderilen, tüm konuştuklarının yazıldığından habersiz Abdülhamid o günün siyasilerine, olaylarına dair birçok yorum yapıyor. Almanlarla neden işbirliğini istediğini, İngilizlerle ilgili düşüncelerini, Birinci Dünya Savaşı’na yaklaşımını tek tek doktoruna anlatıyor. Değişik birçok olaya dair anılarını ve tecrübelerini içermesi dolayısıyla günlük Abdülhamid’in bir nevi hatıratı olmuştur da.
Ayrıca günlükte Abdülhamid’in sağlığı hakkında da geniş bilgiler dikkat çekiyor. Yaşamış olduğu hastalıklar, kullandığı ilaçlar, hastalıklara karşı başvurduğu tedavi şekilleri, özellikle kullandığı bitkisel tedavi metotlar ve benzeri konuların hepsi gün gün doktoru tarafından günlüğe aktarılmış.
Uzmanlar günlüğün Abdülhamid hakkında yeni bilgiler vereceğini söylüyor. Kitabı yayıma hazırlayan Erciyes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Metin Hülagü kitabın önemine şöyle dikkat çekiyor: “Sultan II. Abdülhamid döneminin daha iyi anlaşılması şüphesiz öncelikle onun karakterini, düşünce ve inanç dünyasını yakından tanımaya bağlıdır. İşte bu noktada gerek onu tanımaya ve gerekse dönemini ve icraatlarını anlamaya, sürgün yıllarındaki ruh halini tahlil etmeye ve İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidar yıllarına ışık tutmaya katkıda bulunmak amacıyla onun sürgün yıllarındaki hususi doktoru Âtıf Hüseyin Bey tarafından kaleme alınan günlüğün okur dünyasına kazandırılmasının yararlı olacağı muhakkak.”

Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi’nin nadide eserler bölümünde tek nüsha halinde bulunan ve şimdiye kadar hiçbir araştırmacı tarafından çalışılmamış Abdülhamid’in hususi doktorluğunu yapmış Atıf Hüseyin Bey’in günlükleri Prof. Dr. Metin Hülagü tarafından fark edildi.

Devamını Oku »

Filistin Hükümetin’den Çağrı : Araplar Ve Müslüman Toplum Türkiyeyi Örnek Alsın
May 5th, 2010 by admin

haniyye İsmail Heniyye Başkanlığı’ndakiFilistin Hükümeti’nin

resmi sözcüsü Tahir Nono İsra, Haber’e konuştu.


İHH öncülüğündeki bir çok dernek Gazze halkı üzerine uygulanan ambargoyu delmek için hummalı çalışmalarına devam ederken İsra Haber de Gazze’nin nabzını tutmaya devam ediyor.

İsra Haber Gazze muhabiri Muaz Amur’u Gazze’deki çalışma ofisinde kabul eden Nono, Filistin ile İsrail arasında başlayaca dolaylı barış müzakerelerini, İsrail’in saldırı tehditlerini ve Türkiye’nin Filistin’e karşı yeni duruşunu değerlendirdi.
Devamını Oku »