Kıyamet günü
Sual: Bazıları kıyamete inanmıyor. Hepsi bu dünyadadır diyorlar. Kıyamet hakkında
bilgi verir misiniz?
CEVAP
Kıyamet günü vardır. O gün, elbette gelecektir. O gün; gökler parçalanacak, yıldızlar
daılacak, yeryüzü ve dalar, parça parça olacaktır ve yok olacaklardır. Kur’an-ı Kerim,
bunları haber veriyor.
Kıyamette, bütün mahluklar, yok olup, tekrar yaratılacak, herkes mezardan kalkacaktır.
Allahü teâlâ, çürümü, toz olmu kemikleri yine diriltecektir. O gün, terazi kurulacak,
herkesin hesap defterleri uçarak, iyilere sa taraflarından, fenalara sol taraflarından
gelecektir. Cehennem üzerindeki sırat köprüsünden geçilecek, iyiler geçip Cennete gidecek,
Cehennemlikler, Cehenneme düecektir.
Bu bildirdiklerimiz, olmıyacak eyler deildir. Muhbir-i sadık [doru haber veren]
Muhammed aleyhisselam haber verdii için, hemen kabul etmek, inanmak gerekir. Hayâle
kapılarak üpheye dümemelidir.
Allahü teâlâ, (Resulümün getirdiklerini alınız!) yani, her söylediine inanınız!
buyuruyor. (Har 7)
Kıyamette, peygamberler, âlimler, ehidler, salihler, Kur’an-ı kerim okuyanlar ve daha
bakaları efaat edecektir. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(1- Kur’an-ı kerim okuyanlar, 2- Peygamberiniz, 3- Akrabalar, 4- Emanete riayet
edenler, 5- Din kardeleriniz efaat eder.) [Deylemî]
1- Kur’an-ı kerimi tecvid ile, teganni etmeden sırf Allah rızası için okuyanlar efaat
eder.
2- Peygamber efendimiz, büyük efaatçidir. (Büyük günah iliyenlere efaat
edeceim) buyurdu. (Tirmizî)
3- efaat yetkisi verilen akrabalar, yakınlarına efaat eder. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(ehid, ev halkından 70 kiiye efaat eder.) [Beyhekî]
4- Emanete riayet eden salih müslümanlar da efaat eder.
5- Din kardelerimizden, kendisine efaat yetkisi verilenler, arkadalarına,
tanıdıklarına efaat eder.
tikadı düzgün olan müslümanlar efaate kavuur. Bazı bid’at fırkaları efaate
kavuamazlar. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(efaatime inanmıyan ona kavuamaz.) [ira]
(Ehl-i beytimi sevenlere efaat edeceim) [Hatib]
(Eshabıma dil uzatanlardan baka, her mümine efaat ederim) [Deylemî]
Kâfirler, hesaptan sonra, Cehenneme girecek, Cehennemde ve azabda ebedi
kalacaklardır. Müminler, Cennette ve Cennet nimetlerinde sonsuz olarak kalacaklardır.
Günahı, sevabından çok olan müminlerin, Cehenneme girip, günahlarına karılık, bir
müddet azab görmeleri caiz ise de, bunlar, Cehennemde sonsuz kalmıyacaklardır. Kalbinde
zerre kadar iman olan bir kimse, Cehennemde sonsuz kalmıyacak, rahmet-i ilahiyyeye
kavuarak Cennete girecektir.
Kıyamet alametleri
Sual: Bin yılından sonra ahir zaman olduu söyleniyor. Bu ne demektir?
CEVAP
Kıyamet kopacaı zaman, dünya, bugünkü yörüngesinden çıkıp, baka bir yörüngeye
girecek, daha sonra dalar hallaç pamuu gibi atılacak, ta ta üstünde kalmıyacak,
apartmanlar, gökdelenler, saraylar yıkılacaktır. Madden böyle viran olduu gibi manen de,
iman yönünden de viran olacaktır.
Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, ahir zaman peygamberidir. Yani bin dört
yüz seneden beri ahir zamandayız. Hicretin bin yılından sonra birçok küçük alametler
belirmitir. Bazı alametler belli olmutur. Küçük alametlerden yirmisi öyle:
1- Emanete riayet kalkar.
2- Kötüler, aaı kimseler, i baına geçer, söz sahibi olur.
3- çki çok içilir.
4- Zekât verilmez.
5- Hanıma uyup, anneye isyan edilir.
6- Erkekler ipek giyer.
7- Zararından korunmak için insanlara müdara edilir.
8- Gençler fâsık olur.
9- Daha önce yaamı âlimler cahillikle suçlanır.
10- Tefecilik, faiz aikare olur.
11- Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.
12- slâma uymak ayıp sayılır.
13- Herkese iyilik eden müslüman ahmak sayılır.
14- slâma uymak, atei elde tutmak gibi zor olur.
15- Mescidlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir.
16- Cihad terkedilir.
17- Bid’atler yayılır.
18- Günaha tevik artar
19- yilie mani olunur.
20- Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.
21- Cansızlar da konuur.
22- Komuluk kötüleir.
23- Cimrilik artar.
Bu alametlerin çou çıktıına göre ahir zamanda olduumuz meydandadır.
Ahir zamanda slâmiyete uymanın, atei elde tutmak gibi zor olacaı hadis-i erifle
bildirilmitir. Müslümanlıa uyanlar hor görülecek, herkese iyilik edenler ahmak
sayılacaktır. Peygamber aleyhisselama Kıyametin ne zaman kopacaı suâl edildii zaman
buyurdu ki: (Veled-i zina çoalır. Mal sahiblerine tazim olunur. Mescidlerde fâsıkların
sesi yükselir. Kötülük ehli, iyilik ehline üstün çıkar.)
bni Ömer hazretleri, bazı alametler zuhur edince dine daha çok sarılmak icabettiini
bildirmektedir. Bunlardan onu öyle:
1- Büyükler, küçüklere acımaz, küçükler de büyükleri saymaz.
2- yilik tavsiye edilmez, kötülük men edilmez.
3- Âlimler ilmi, para karılıı öretir.
4- Evlad, ana-babasına kin güder.
5- Kerem sahibleri azalır.
6- Dünya menfaati için din alet edilir.
7- Binalar yükselip heva-i nefse uyulur.
8- Akrabalık münasebetleri zayıflayıp kopar.
9- ltimas, rüvet ve tefecilik çoalır.
10- Zengin aziz tutulur.
Küçük alametler
[Kıyametin kopması ile ilgili küçük alametlerle ilgili hadis-i eriflerden bazılarını
bildiriyoruz:]
(Erkekler azalır, kadınlar çoalır, zina artar.) [Buharî]
(Çalgı her yere yayılır, zaptiye, gammaz ve gıybetçi çoalır.) [Beyhekî]
(Tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberânî]
(lim kalkar, cehalet, anari ve ölüm çoalır.) [bni Mace]
(ler, ehli olmıyana verilir.) [Buharî]
(Ulema, halkın istedii yönde fetva verip, helala haram, harama helal derler;
Kur’anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemî]
(Bu dinin balangıcı gibi, sonu da garip olur!) [Tirmizî]
(Sadıklar yalanlanır, yalancılar kabul görür. Eminler hain, hainler emin sayılır.)
[.Ahmed]
(Kur’an-ı kerim çalgı aletlerinden okunur. Tecvid ile, güzel okuyanlar
dinlenmeyip, musiki ile arkı gibi okuyanlar dinlenir.) [Tergib-üs-salât]
(nsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düünecekler, helalını, haramını
düünmiyeceklerdir.) [R.Nasıhin]
(Sadece tanıdıklara selam verilir. Sıla-i rahm kalkar ve yalancı ahidler ve
yazarlar çoalır.) [Hakim]
(Zengine malı için tazim edilir, fuhu yayılır, piç çoalır. Alı-verite hile yapılır,
büyüe hürmet, küçüe de merhamet edilmez. Kurtlar, kuzu postuna bürünür. O
zamanda en iyi kimse, müdahim olandır.) [Hakim]
{Müdahim, kimseye karımayıp, kendi iine bakandır}
(Bir camide binden fazla kii namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin
bulunmıyacaktır.) [Deylemî]
(zinsiz ticaret yapılmaz.) [Müslim]
(“Keke u kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Kötü iyi, iyi kötü gösterilmedikçe, kıyamet kopmaz.) [Haraiti]
(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buharî]
(Lutilik mubah sayılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemî]
(Kardeler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemî]
(erliler, kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizî]
(Kur’an-ı kerim kaldırılmadan kıyamet kopmaz.) [Ebu Nuaym]
(Müslümanlarla Yahudiler savamadıkça kıyamet kopmaz. Yahudilerin
gizlendii ta ve aaç, “Yahudi arkamda gel öldür” diyecektir.) [Müslim]
(Vahi hayvanlar, insanlarla konumadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizî]
(Allaha inanan kaldıı müddetçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Kıyamet, yalnız kötüler üzerine kopar.) [Buharî]
Kıyamet ne zaman kopacak
Sual: Kıyâmet ne zaman ve nasıl kopacaktır?
CEVAP
Kıyâmetin ne zaman kopacaı bildirilmemi, (Onu ancak Allah bilir) buyurulmutur.
(A’râf 187, Ahzâb 63)
Kıyâmetin kopmasına yakın çeitli alâmetler çıkacaktır. Kur’ân-ı kerîmde meâlen
buyuruluyor ki:
(Rabbinin bazı âyetleri [alâmetleri] geldii gün, önce îmân etmemi veya îmânında
hayır kazanmamı olana, [o günkü] îmânı fayda vermez.) [En’âm 158]
Hadîs-i erîfte, bazı alâmetlerin ne olduu öyle bildirilmektedir:
(u üç ey ortaya çıkınca, îmân etmemi veya îmânından hayır kazanmamı
olana, îmânı fayda vermez: Günein batıdan doması, deccâl ve dâbbet-ül-arz.)
[Tirmizî]
Kıyâmet koparken, dünya, imdiki yörüngesinden çıkıp, baka bir yörüngeye girer,
daha sonra dalar hallaç pamuu gibi atılır, ta ta üstünde kalmaz, apartmanlar, gökdelenler,
kökler yıkılır. Her yer maddî ve ma’nevî olarak virân olur.
Kıyâmetin ne zaman kopacaı belli deil ise de, birçok alâmetleri çıkmıtır. On büyük
alâmet çıkmadıkça Kıyâmet kopmıyacaını Peygamber efendimiz bildirmitir.
On büyük alâmet
Müslim’deki Hadîs-i erîfte, u on alâmetin çıkacaı bildirilmitir:
1- Mehdî gelecek:
Babası Abdullah, annesi Âmine’dir.
Hadîs-i erîflerde buyuruldu ki:
(Mehdî’nin baı hizâsında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdî’dir,
sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebû Nuaym]
(Ehl-i beytimden bir zât yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyâmet kopmaz. Onun alnı
açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, dünyayı adâletle doldurur.
dâresi yedi yıl sürer.) [Müslim]
2- Deccâl gelecek:
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Deccâl çıkar, tanrı olduunu söyler. Onun tanrı olduuna inananın îmânı gider.)
[.E.eybe]
3- Hz. Îsâ gökten inecek:
Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Allahın Resûlü Meryem olu Îsâ’yı öldürdük dedikleri için Yahûdîleri
la’netledik. Onlar Îsâ’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine Îsâ gibi
gösterildi.) [Nisâ 157]
Hz.Îsâ göe kaldırılmıtır. (Nisâ 158)
(Elbette o [Hz.Îsâ’nın Kıyâmete yakın gökten inmesi], Kıyâmetin yaklatıını
gösteren bilgidir. Sakın bunda üphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydâvî]
Hadîs-i erîflerde de buyuruldu ki:
(Meryem’in olu sa, âdil bir hakem olarak iner, haçı parçalar, domuzu öldürür
[yasaklar], kin, nefret ve haset ortadan kalkar.) [Müslim]
(sâ aleyhisselâm, inince, her yerde sükûn, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla
deve, kurtla kuzu serbestçe dolaır, çocuklar yılanlarla oynar.) [Ebû Dâvüd]
4- Dâbbet-ül-arz çıkacak:
Bu husûsta birçok Hadîs-i erîf vardır. Bir tanesinin meâli öyle:
(Dâbbe-tül arz, Mûsâ’nın âsâsı ile mü’mine dokunur, alnına “Cennetlik” yazılır,
yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührü ile vurur, “Cehennemlik” yazılır, yüzü
simsiyah olur.) [Tirmizî, Ferâid]
Bu hayvandan Kur’ân-ı kerîmde de bahsedilmektedir. (Neml 82)
5- Ye’cûc ve Me’cûc çıkacak:
Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Ye’cûc ve Me’cûc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.) [Enbiyâ 96]
Hadîs-i erîfte buyuruluyor ki:
(Ye’cûc ve Me’cûc, Kıyâmetin ilk alâmetlerindendir.) [bni Cerîr]
6- Duman çıkacak:
Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Gökten bir duman çıkacaı günü gözetle!) [Duhân 10]
Hadîs-i erîfte de buyuruldu ki:
(Duhânın [dumanın] te’siri mü’mine nezle gibi gelir, kâfire ise çok iddetlidir.)
[Ebû Dâvüd]
7- Güne batıdan doacak:
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Güne batıdan domadıkça Kıyâmet kopmaz. O zaman herkes îmân ederse de
fayda vermez.) [Buhârî, Müslim]
8- Ate çıkacaktır.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Hicâz’dan çıkan ate, Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]
9- Dou, Batı ve Arabistan’da ay tutulacak ve yer batması olacaktır. (B.Ârifîn)
10- Kâ’be yıkılacaktır.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Habeli biri Kâ’be’yi tahrip edecektir. Onu u anda siyah elleri ile Kâ’be’nin
talarını bir bir söker hâlde görüyorum.) [Buhârî, Müslim]
Saçma te’viller
Sual: Bazı kimseler, Kıyâmetin büyük alâmetlerinden olan günein batıdan domasını,
slâmiyetin batıdan yayılacaı eklinde te’vil ediyorlar. Dâbbet-ül-arzın ise, Aids
hastalıının virüsü olduunu söylüyorlar. Böyle te’vil câiz midir?
CEVAP
Kur’ân-ı kerîmin açık, mehur manâlarını deitirenler, bâtınî denilen sapık bir fırka
mensupları idi.
Bunlar, Kur’ân-ı kerîmin açık manâlarına inanmayıp, kendilerine göre baka manâlar
çıkarırlar, (Kur’ânın zâhir ve bâtın manâları vardır, bâtın, yanî iç manâsı lâzımdır. Cevizin
kabuu deil, içi ie yarar) diyerek, dînin emirlerini bozmaya çalıırlar.
(Tarîkat-ı Muhammediyye) ve (Akâid-î Nesefî) erhinde böyle kimselerin
müslümanlıktan çıktıı bildirilmektedir. Bu iki kitapta bildirilen fetvâ öyle:
(Kur’ân-ı kerîmin âyetlerine, kelimelerin açık, mehur manâları verilir. Bu
manâları deitirerek bâtınîlere uyanlar kâfir olur.)
Bunlar gibi Kur’ân-ı kerîm te’vil edilirse, ortada din diye bir ey kalmaz. Namaz, oruç,
zekât te’vil edilerek ortadan kaldırılır!..
Günein batıdan doması
Kur’ân-ı kerîmde, meâlen buyuruluyor ki:
(Rabbinin ba’zı âyetleri [alâmetleri] geldii gün, îmân etmemi veya îmânında
hayır kazanmamı olana, [o günkü] îmânı fayda vermez.) [En’âm 158]
Bir hadîs-i erîfte, bazı alâmetlerden üçü öyle açıklanmaktadır:
(u üç ey ortaya çıkınca, îmân etmemi veya îmânından hayır kazanmamı
olana, imânı fayda vermez: Günein batıdan doması, deccâl ve dâbbet-ül-arz.)
[Tirmizî]
Baka bir hadîs-i erîfte on alâmet bildirilmitir. Konumuzla ilgili bir hadîs-i erîfin
meâli öyle:
(Güne batıdan domadıkça, Kıyâmet kopmaz. O zaman herkes îmân ederse de
fayda vermez.) [Buhârî, Müslim]
Avrupa müslüman olunca, îmân fayda vermez mi? Ne saçma te’vil…
Günein batıdan doması aklen de, ilmen de mümkündür. Te’vile ihtiyaç yoktur.
Dinsizler anlayamaz diye zoraki te’vile gitmeye ihtiyaç yoktur.
Allahü teâlâ, dünyayı imdiki yörüngesinden çıkarır. Baka yörüngeye girer. Dönüü
deiince, güne batıdan domu olarak görülür.
Aids hastalıına, Kur’ân-ı kerîmde bildirilen hayvan olduunu söylemek kadar saçma
bir ey olmaz. Dînî konuda ahsî görüün, tahminin yeri olmaz.
(Kötü kadınlar çoalıp, zinâ yayılınca, daha önce görülmemi bulaıcı
hastalıklara mâruz kalınır) meâlindeki hadîs-i erîf için de, Aids diyenler çıkmıtır. Bu
hadîs-i erîfte bildirilen hastalık, Aids olabilir de, olmayabilir de. Kesin konuulmamalıdır!
Yarın daha baka hastalıklar da çıkabilir.
Dâbbet-ül-arz’ın, aynı zamanda konuan bir hayvan olduu Kur’ân-ı kerîmde de
bildirilmektedir:
(O söz balarına geldii zaman, [Kıyâmet alâmetleri zuhur edince], onlara yerden
bir hayvan çıkarırız, bu hayvan, onlara, insanların âyetlerimize kesin bir îmân
etmemi olduklarını söyler.) [Neml 82, Tefsîr-i Kurtubî]
Hayvan konuabilir mi?
Bu hayvanın konuması aklen de câizdir. Çünkü Allahü teâlâ hayvana konuma sıfatı
vermeye kâdirdir. (Sevâb-ül kelâm fî akâid-il islâm)
Dâbbet-ül-arz hakkında birçok hadîs-i erîf vardır. (Ferâid-ül fevâid), (Muhtasar-ı
Tezkire-i Kurtubî), (Megaribüz zaman) ve (El kavlül muhtasar fî alâmâtil Mehdil muntazar)
isimli kitaplardaki hadîs-i erîflerden birkaçı öyle:
(Dâbbet-ül arz’ın deve ayaı gibi dört ayaı ve ku gibi kanatları vardır. Baı
öküz baına, kulaı fil kulaına, kuyruu ise, koç kuyruuna benzer.)
(Dâbbet-ül arz, âsâ-i Mûsâ ile mü’mine dokunur, alnına “Cennetlik” yazılır, yüzü
nurlanır. Kâfire, mührü Süleymanı vurur, “Cehennemlik” yazılır, yüzü simsiyah olur.)
(nsanlar, bu hayvandan kaçarlar. Kimi ondan korkarak namaza durur. Hayvan
bunun yanına gelir, “Ey kii imdi mi namaz kılıyorsun” diyerek yüzünü damgalar.
Böylece mü’minler kâfirlerden ayırt edilerek tanınır.)
(Mehdî Çin’e gider, orada evlenir ve bir olu olur. Bu son doan çocuk olur,
ondan sonra kısırlık yayılır, doum olmaz. Böylece halk tükenir.)
Dünyanın hâli
Kıyâmet alâmetlerini anlatan uzun bir iirin bir kısmı öyle:
Amân yâ Rabbî el’amân; ne mükülmü âhır zaman,
Din bilgisi unutuldu; pek azaldı namaz kılan.
Mason olanlar, sinsice; dîni yıkmakta her yandan,
Bugünkü kötü hâlleri, eylemiti, Resûl beyân.
Demiti: (Birgün gelecek; garîp olur, bana uyan.
Her evde, çalgı çalınır; iitilmez olur ezân,
Âlim bulunmaz bir yerde, câhillere kalır meydân!
Mü’minler, olur zavallı; kâfirler, sanki Süleymân.)
Kıyâmet alâmetleri, çıkar, birbiri ardından,
Alâmetlerin mehûru, sarho olur; pek çok insan.
Âlim diye tanıtılır, dinden haberi olmıyan,
Zâlime ikrâm olunur, kurtulmak için belâdan.
Hayâsızlık pek çoalır, deyyûslara kalır meydân,
Herkes kendin âlim sanır, Müslümana denir nâdân.
Doru konuan azalır, yalancı söyler durmadan,
Çok övülen kimselerde, bir zerre bulunmaz îmân.
Çalgı, fuhu san’at olup, kız yerine geçer olan,
Fitne kaplar her tarafı, adam öldürülür yoktan.
Bid’at yayılır her yere, kalmaz sünnetlere uyan,
slâmiyet kötülenir, harâm ilenir her yandan.
Müslümanlık lâfta kalır, ses için dinlenir Kur’ân,
Mü’mine gerici denir, kayırılır mürted olan.
Bunların hepsi muhakkak, olur kıyâmet kopmadan,
Ne hazîndir, ne yazıktır; ma’bûd oldu, falan filân.
Bu irtidâd modasında; iimiz suç, günâh, isyân,
nsanlar, yolu aırdı; gemisin kurtaran kaptan!
Cennet-Cehennem imdi vardır
Sual: Sunucu Cenk Bey, radyodaki konumasında “Bugün Cennet ve Cehennem
yoktur. Bunlar ahirette olacaktır.” dedi. imdi Cennet ve Cehennem yok mudur?
CEVAP
Bir artistin sözüyle mevcut olan Cennet ve Cehenneme yok denmez. Her müslüman
bilir ki, ilk insan ve bütün insanların babası olan Hz. Âdem, yıllarca Cennette yaadı. Yasak
aaçtan yiyince, dünyaya indirildi. Bu hususta Kur’an-ı kerimde birçok ayet-i kerime vardır.
Mesela Bekara suresinin 35 ve 36, Araf suresinin 17. ayet-i kerimesinden 27. ayet-i
kerimesine kadar. Taha suresinin 117-119. ayet-i kerimeleri bu hususlardan bahsetmektedir.
Kur’an-ı kerimde ayrıca müminler için Cennetin, kâfirler için de Cehennemin hazır vaziyette
bekledii bildiriliyor:
(Takva sahipleri için hazırlanmı olup genilii gökler ve yer kadar olan Cennete
koun.) [A.mran 133]
(Kâfirler için hazırlanmı olan Cehennem ateinden sakının!) [A.mran 131]
Peygamber efendimiz de, Miraca gidince, Cennet ve Cehennemi de gezdi. Gördüü
eyleri anlattı. Bunlardan birkaçı öyle:
(Cennete girdim. nciden kubbeler gördüm.) [Müslim]
(Miraca çıktıım zaman Cennetin kapısı üzerinde “Sadakanın sevabı on, ödünç
vereninki ise on sekiz mislidir.” yazılı olduunu gördüm.) [bni Mace]
(Miracda Cehenneme baktım. Kokmu leler yiyenler gördüm. Bunların kim
olduunu sordum. Cebrail aleyhisselam, “Bunlar, gıybet etmek suretiyle insanların
etlerini yiyenlerdir” dedi.) [. Ahmed]
Hesaba hazırlanmak
Allahü teâlâ yegane mülk ve kudret sahibidir. Nasıl istiyorsa öyle yapar.
Cennet müminler için ebedi mükâfat yeri, Cehennem de kâfirler için ebedi ceza
yeridir. Cennet, hatıra, hayâle gelmiyen nimetlerle doludur. Cehennem de, akıl almayacak
azablarla doludur. Mükâfat ve azablar bir hâl iidir. Yaanmadıkça anlatılamaz. Nasreddin
Hoca aaçtan düer. “Oy bacaım” diye feryat ettiini görenler gelip, “Hoca ne var da
baırıyorsun? Hani bir eyin yok” derler. Hoca merhum da, “Kardeim sen aaçtan hiç
dütün mü?” der. Aaçtan dümeyenler, o acıyı hissedemezler.
Mükâfat ve ceza büyük olduu için sorgu-suâl ii de büyük olacaktır. Allahü teâlâ,
(Salih kullarım için gözlerin görmedii, kulakların iitmedii, hatta hatıra gelmiyen,
hayâl edilemiyen nimetler hazırladım) buyuruyor. (Müslim)
Kur’an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki: (Artık onlar için yaptıklarına mükâfat
olarak göz aydınlatıcı ne nimetler saklandıını [hazırlandıı] hiç kimse [Hatta melekler
ve peygamberler bile] bilemez.) [Secde 17 Bedavi]
Cehennem Azabı
Cehennem azabının iddeti de çeitli ayet-i kerimelerle bildirilmitir. Böyle büyük
mükâfat ve büyük ceza için elbette büyük imtihan olacak ve ince eyler sorulacaktır. Kur’anı
kerimde mealen buyuruluyor ki:

Kıyamet günü
Sual: Bazıları kıyamete inanmıyor. Hepsi bu dünyadadır diyorlar. Kıyamet hakkında
bilgi verir misiniz?
CEVAP
Kıyamet günü vardır. O gün, elbette gelecektir. O gün; gökler parçalanacak, yıldızlar
daılacak, yeryüzü ve dalar, parça parça olacaktır ve yok olacaklardır. Kur’an-ı Kerim,
bunları haber veriyor.