»
A
Ç
K
A
P
A
«
Sırlı Olaylar
Nis 3rd, 2010 by admin

SIRLI OLAYLAR

Büyük bir mâneviyat adamı olan Muhammed Harir, bir gün Kâbe’nin etrafında tâvaf ediyordu. Az ötede , başını eğip tefekküre dalmış bir yabancı gözüne çarptı. Kim olduğunu merak ederek, yaklaşıp sordu :

- Kimsin sen ey Allah’ın kulu?

Tefekküre dalmış genç, hafifçe başını kaldırdı. Yukarı doğru şöyle bir baktı, sonra başını eğerek cevap verdi :

- Buraya yeni gelmiş bir yolcuyum, misafiriniz sayılırım!

Cevap ilginçti. Tefekkürdeki genç, hem yolcu olduğunu söylüyor, hem de Muhammed Harir’in misafiri sayılacağını ifade ediyordu. Misafir olunca, ona misafirperverlik gösterip yemek çıkarmak, karnını doyurup, o gece yatacağı bir yer göstermek islâmi bir örftü.

Ama Muhammed Harir, o gece Halifenin yemeğine davetli bulunuyordu. Böyle bir sofra çıkarmaya vakti müsait değildi.

Devamını Oku »

Kendini Okuyabilen İnsan Rabbini’de Bilir..
Nis 3rd, 2010 by admin

hayati

Kendi ile geçinen ve geçinemeyen… ‘Kendi’ ile…

‘Kendi’ni bilmeyen kim! Kim olduğunu!

‘Dünya’ ne! ‘Ahiret’!

Cennet ve Cehennem!

Ve ‘söz’!

İşte ‘yazı’ burada gerekli…

‘Yazı’yı bilmeyen, bu soruları cevaplayamaz… ‘Söz’ niçin ‘yazı’ya döküldü!

‘Kalb’ kendini ‘ayna’da görebildi mi? Ve ‘oku’yabilseydi bu ‘yazı’ları ne hissederdi?

‘Oku’ması için kâinatı ‘insan’, ‘halife’ insan, nasıl ‘bir’ hayat yaşamalı? ‘Hayat’ nedir sorusu burada bir cevap bekliyor işte bizden…

Hayat ve ölüm…

Hayattayken ölümü düşünmek, ölünce ise hayatın hesabını verebilmek…

Devamını Oku »

Hayattan Ders Almak
Şub 8th, 2010 by admin

ışıkHayatımızda ibretlerin yer aldığı pek çok olayla karşı karşıya geliriz ancak anlam veremediği

mz o olaylar gerçekte bizlere çok şeyler anlatmaktadır.Bu hikyemizde bir gencin karşılaştığı olaylar zinciridir

Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi
Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştı

Devamını Oku »

Tövbe
Oca 11th, 2010 by admin

pismanlıkPişmanlık duymak gerçekten pişman olmak kulluğun şuuruna varmak nekadar zor bu dünyada.Yalan,hile,ahlaksızlık ateşinde rahmet güneşine ulaşmak ne kadar zor.Dilimiz söylediğin yaşamadıkça aklımız rahmetini anlamadıkça kulluğun kapısına yol vurmadıkça halimiz ne ola bu dünyada.Tövbe etmekten açtım bu gün bu sohbeti ve hiç bir paragrafını hiç bir satırını değiştirmeden yazma niyetindeyim.Amacım bilip bilmeden belkide farkında olmadan ne kadar günah çukuruna düştüğümüzü bizlere gösterecek bir ışık bulmaktan öte değil.Rabbimiz bizlere kullluk bilincini vermiş H.z Muhammed s.a.v efendimizi alemlere rahmet son peygamber olarak göndermiştir.Kutsal kitabımız Kuran bizlerin Allaha kulluk etmek için gönderildiğimizi belirtmektedir.Hayatın boyunca kötülükmü yaptın insanları kırıp Allahın haram dediği yerleremi gittin.Sana en büyük ışık ”Tövbe’‘ kapısı.Tüm teslimiyetinle tövbe et Allah tövbesinde samimi olanları muhakkakki bağışlar.Rahmeti sonsuz olan Allah kulunun tövbesini affeder.Bir kıssa vardır.Adamın birisi 99 kişiyi öldürmüş ve bir papaza gidip ben 99 kişiyi öldürdüm demiş.Tövbe etsem Allah beni affedermi.

Devamını Oku »

Kaçırılan Kitap Barnaba İncili ve Taşıdığı Sır Nedir?
Ara 16th, 2009 by admin

Kaçırılan Kitap Barnaba İncili ve Taşıdığı Sır Nedir?

atsundown

Emine Özkan Şenlikoğlu

Hıristiyan dünyasının taassup bulutlarıyla gölgelendiği kara günlerde, her gücün üstünde kabul edilen ruhban sınıfı, mukaddes kitap İncil’i tahrif etmek için adeta büyük bir yarış halindedirler.

Her önüne gelen yeni bir İncil yazmakta ve mukaddes kitap, şahsî fikirlere göre değişmektedir. Sayısı yüzleri bulan birbirinden farklı olan İnciller’e, her geçen gün bir yenisi katılır.

Fakat, yazarının adı ile zikredilen bu İnciller’in sayısı o kadar çoğalır ki, tedbir almak kaçınılmaz hale gelir ve İznik’te toplanan bir heyetin uzun süren bir çalışması sonucunda, o ana kadar yazılmış bulunan İncillerden dört tanesi hariç diğerleri yasaklanır.

Ancak bu yasaklanan İncillerden bir tanesi üzerinde özellikle durulur ve bunu okuyanların şiddetle cezalandırılacağı ilan edilir.

Papa 1. Celasyüs tarafından yasaklanan bu İncil, Havarilerin en eski talebelerinden biri olan Barnaba’ya aittir ve diğer İncillerde bulunmayan bir özelliği sahip olduğu için yasaklar listesine alınmıştır.

Yasaklanan İnciller, büyük bir hızla toplatılır. Bir kısmı ise çok ağır cezalardan korkan halk tarafından imha edilir.

Ancak bu arada dindar bir papaz, her şeyi göze alarak Barnaba İncillerinden bir tanesini kaçırmaya muvaffak olur. Bu İncil daha, sonra Viyana’daki imparatorluk kütüphanesine ulaştırılarak İngilizce’ye çevrilir.

Fakat kilise, Barnaba İncili’nin izini tekrar bulmuştur. Bir hafta içinde bu İncil’in bütün nüshaları, imha edilmek üzere toplanır. Ancak kilisenin bütün gayretleri boşa gidecektir. Çünkü İnciller imha edilirken 2 tanesi tekrar kaçırılır. Bunlardan biri Britanya Müzesi’ne,diğeri Amerikan Kongresi kütüphanesine götürülür.

İnciller gönderildikleri yerlerde her nedense askerî sır gibi büyük bir titizlikle saklanarak halka kapalı tutulur.

Bu sırrın ortaya çıkarılması ise, bir Müslüman generale nasip olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri’nde askerî ateşe olarak görev yapan Pakistanlı general Abdurrahim, bu İncil’in mikrofilmlerini gizlice çekerek, Pakistan’a kaçırmaya muvaffak olur.

Mikrofilmler, daha sonra Pakistan’daki Begüm Aisha Bawany Vakfı [1] tarafından kitap haline getirilerek İslâm dünyasına kazandırılır.

Mikrofilmler banyo edilince, Barnaba İncili’nin geçirmiş olduğu bu büyük maceranın hikmeti anlaşılır. Çünkü bu İncil, Peygamber (S.A.V.) Efendimizin geleceğini çok öncesinden müjdelemekte ve kainatın onun için yaratıldığını mübarek ismiyle ilan etmektedir.

Batı dünyasının Asr-ı Saadet münafıklarına has olan bir inat ve gayretle bu İncil’i yok etmeye çalışması, gerçekten de son derece ibret vericidir.

Barnaba İncil’i tahrip edilmiş olmasına rağmen, hakikatlerin bir kısmını muhafaza etmektedir.

Yazımızın bundan sonraki bölümlerini, Barnaba İncilinden aynen alınan paragraflarla sürdürüyor ve Peygamber (a.s) Efendimizin hakkaniyetini, bir de bu eserden dinliyoruz. Eserin 44. sayfasında Hz. İsa (a.s) kendisinden sonra gelecek olan peygamberi, havarilerine şöyle tarif etmektedir:

“Size söylüyorum, Allah’ın Resulü bütün mahlukata rahmettir. O, anlayışlı ve tesellici,hikmetli ve kudretli, Allah aşkı ve korkusuyla dolu dakik ve yumuşak ruhludur.Rahmet ve yardımseverlik ruhu ile, adalet ve acıma hissi ile,nezaket ve sabır ruhu ile hareket eder.

Devamını Oku »

Barnaba İncili
Ara 16th, 2009 by admin

barnabas_incili

Dikkat: BU İNCİL HAK KİTAP KURAN-I KERİM’İN GELECEĞİNİ İŞARET ETMEKTEDİR.SİTEMİZDE BİLGİLENDİRME AMAÇLI KONUŞMUŞTUR. ÇELİŞKİYE DÜŞMEYELİM.GERÇEK İNCİL BU İNCİL OLSA BİLE KURAN-I KERİM GELDİKTEN SONRA HRİSTİYANLIK DİNİN HÜKMÜ ORTADAN KALKMIŞTIR.SON PEYGAMBER H.Z MUHAMMED MUSTAFA S.A.V EFENDİMİZ BİZİM VE TÜM ALEMLERİN SON PEYGAMBERİDİR ALLAH RAZI OLSUN .

Barnaba İncili – Sunuş

Barnabas aslen Kıbrıslı olup Yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)’tur. Barnaba ise teselli oğlu anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. Barnabas’ın kaleme aldığı İncil, İsa’nın bir şakirdi, yani zamanının çoğunu, mesajını yaydığı üç yıllık süre içinde bizzat Îsa’nın yanında geçiren bir kişi tarafından yazılmış ve bugüne kadar gelmiş, bilinen tek İncil’dir. Kabul edilmiş dört İncil’in yazarlarının aksine, o İsa ile doğrudan teması olmuş ve öğretisini doğrudan İsa’­dan almış biriydi.

Barnaba İncili, MS. 325′e kadar İskenderiye Kiliselerinde Kanonik (-gerçek-sahih-) bir İncil olarak kabul ediliyordu. Tevhid lehinde yazan Iraneus’un (MS.130-200) yazılarından, bu İncil’in İsa’nın doğumundan sonraki birinci ve ikinci yüzyıllarda elden ele dolaştığı anlaşılmaktadır. Putperest Roma dininin ve Eflâtun’un felsefesinin İsa’­nın aslî öğretileri içine girmesinden sorumlu olmakla suçladığı Pavlos’a karşı çıkan İraneus, kendi fikirlerini desteklemek için Barnaba İncili’nden geniş alıntılarda bulunmuştur.

İznik Konsülü 325 Yılında Yüzlerce Yazımla Birlikte Barnaba İncili’ni de Yasaklıyor

325′te ünlü İznik Konsülü toplandı. Teslis Pavlos Kilisesi’nin resmî inancı olarak ilân edildi ve bu kararın sonuçlarından birini de, o zaman elde bulunan üç yüz kadar İncil’den dördünün Kilise’nin resmî İncilleri olarak seçilmesi oluşturdu. Bunlar, Matta, Markos, Luka, Yuhannâ’nın yazdıkları İncîllerdir. Özünde Eflâtûnun ortaya attığı trinity fikri, İsa’dan sonra 1′inci ve 2′inci yüzyıllarda kaleme alınan bu İncîllerde yer aldı. İçlerinde Barnabas İncili’nin de bulunduğu diğer Încillerin bütünüyle yok edilmesi emredildi… Geçerliliği tanınmamış İncillerden birini yanında bulunduranın öldürüleceğine dair emir çıkarıldı…
Devamını Oku »

Başörtüsü Zulmü
Kas 23rd, 2009 by admin

basortusuNe kadar zaman oldu yıllar geçti ama kanayan bir yaramız olan başörtüsü zulmü  hala dinmeden yüreklerimizde işlenerek bizleri garip bir boşluğa itmekte.Başartüsü zulmünün unuttturulmak istendiği ülkemizde yapılan bu uygulamanın hem insanlık hemde sözde ( mazlumlara olmayan özgürlük) ile alakası yok.Sadece başartüsü takıyorlar diye çocuklarını askerde göremeyen analar,okullara alınmayan genç kızlarımız bu yapılan haksızlıkların en açık göstergesi değilmi.

Devamını Oku »

Kuran Kursu Özlemi…
Kas 22nd, 2009 by admin

sumbul efendiHerkesin hayat’ta bir hikayesi vardır.Hayat insanları bir yerlerden alıp başka yerlere sürükleyen bir şelale gibi devamlıdır.Belki kimimiz’in hayatı sade olduğu gibi bayağılaşmış’ta görünebilir ; ancak geriye bakıp döndüğümüz’de bir şeyleri hatırlayıp keşke bunu böyle yapsa idim diye iç geçirmişliğimiz vardır.Bende yıllar öncesinden hayatımın önemli bir anektodunu bu gün yazmaya karar verdim.Biraz yoğun duygular içinde o günleri özlediğimi farkettim.

Devamını Oku »

Hepimiz Çobanız
Kas 22nd, 2009 by admin

aileHer biriniz çobansınız ve elinizin altındakinden sorumlusunuz. Yönetici bir çobandır ve elinin altındakileri layıkıyla muhafaza etmekten sorumludur. Erkek ailesinde bir çobandır ve o da eli altındakilerden sorumludur. Kadın da kocasının evinde bir çobandır ve eli altındakilerden sorumludur. Hizmetçi de efendisinin malında bir çobandır ve elinin altındakilerden sorumludur. Dikkat edin! Her biriniz çobansınız ve her biriniz sorumlusunuz.” (Hadis-i Şerif)

Devamını Oku »

Türkiye-İsrail: Düşünmesi Gereken Kim?
Kas 2nd, 2009 by admin

trİsrailliler, Türkiye halkının duygularını ve seçilmiş temsilcilerini pek nazar-ı itibara almadılar. Türkiye ‘devleti’ ve ‘askeri kurum’la kurdukları ilişkiyi yeterli ve ebedi sandılar. Türkiye ‘demokratikleştikçe’, İsrail ile ilişkinin böyle sürmesi imkânsızdı. Cengiz Çandar’ın yorumu:

Son dönemde gerginleşen Türkiye-İsrail ilişkilerinde kaybedenin kim olacağına dair çeşitli tezler ileri sürülüyor. Gazze süreci ile başlayıp Anadolu Kartalı Tatbikatı ve Ayrılık dizisi ile devam eden gerginliğe rağmen Türkiye’deki İsrail lobisinin propaganda mekanizmaları ve etki alanı devam ediyor. Cengiz Çandar bugünkü yazısında 28 Şubat cuntacıları marifetiyle “balayı” havasına sokulan iki ilişkilerin hem bölgesel hem de küresel denklemlerle İsrail’ ödetilecek ağır bir faturaya dönüşebileceğine dair işaretleri okuyucularıyla paylaşıyor. “Türkiye’yi pişman edecekler veya AK Parti’ye bunun hesabı sorulur” tarzında özetlenecek eski tezlerin yerini bit pazarı olarak işaretleyen Çandar Türkiye-İsrail ilişkilerini her iki hükümetin de yüzlerini döndüğü ABD ağırlığını dikkate alarak tartışıyor.
Devamını Oku »