Balyoz Darbe Planı davası kapsamında tutuklanan HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Faruk A. Yarman ‘ın yerine Meclis bürokratı atanıyor.
TBMM eski Genel Sekreter Yardımcısı Sadık Yamaç, Havelsan Genel Müdürü oluyor.
Star gazetesinden Nevin Bilgin’in haberine göre; mühendis kökenli olan Yamaç, 13 Yıl Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda görev yapmış, M60 tanklarının modernizasyonu projesinde devletin zarar etmesini engellemeye çalışmıştı. Baskılar üzerine Savunma Sanayi Müsteşarlığı’ndan ayrılan Yamaç, 3 yıl TÜBİTAK’ta görev yaptıktan sonra Bayındırlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı görevini üstlenmişti
Yunan otoriteleri tarafından verilen bilgiyge göre 10 mürettebatlı bir Türk kargo gemisi, batı Yunan adalarından Zakynthos bölgesinin açıklarında alabora oldu.
Yunan yetkililerin bir cansız beden bulduğu olayın ardından 6 denizcinin kurtarıldığı halen 3 kişinin aranmasına devam edildiği belirtiliyor. Gemideki tüm mürettebatın Türk olduğu gelen bilgiler arasında.
Yunan Sahil Güvenliği, yaptığı yazılı açıklamada yarı batan Erol Senkaya isimli gemide bir Türk vatandaşının cansız bedenine ulaşıldığını bildirdi.Geminin alabora olmasına neyin sebep olduğu ise henüz bilinmiyor. Geminin Zakynthos’tan Türkiye’ye doğru seyahat etmekte olduğu belirtiliyor.
TÜRK Kızılayı Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, konferans için geldiği Bursa’da 1750′li yıllardan bu yana Bursa ve çevresinde bulunan fayların deprem üretmediğine dikkat çekerek, “Faylardaki bu sessizlik çok iyi bir şey değil” dedi.
Bursa’da Şehit Jandarma Er Selim Koçdemir Lisesi’nde öğrencilere, ‘Afete Hazırlık ve Deprem Eğitimi’ konulu konferans veren Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, çarpıcı açıklamalarda bulundu. TBMM’den geçen ‘Kentsel Dönüşüm Yasası’ ile ilgili bilgiler veren Işıkara, yasanın çok önemli olduğunu ancak uygulama aşamasında sorunların yaşanabileceğini söyledi.
Yasayı vatandaştan, karar mercilerine kadar herkesin desteklemesi gerektiğine vurgulayan Işıkara, “Maalesef ve çok da üzülüyorum. ‘Ben evimden çıkmam’ diyen vatandaşlar var. ‘İnanılmaz kötü bir yapıda yaşıyorsun kardeşim, tabutta yaşıyorsun’ diyorum, ‘Allah büyük’ diyor. Allah büyük ama Allah sana akıl da vermiş. Bir kadercilik var. Bunu vatandaşın aşması lazım. Maalesef kimse alınmasın ama aç gözlülüğümüz de söz konusu. 5 katlı bir apartmanda 5 kişilik bir kat mülkiyeti var. Devlet orayı yıkıyor, yeniliyor ve yepyeni bir mahalle çıkarıyor. Önceden 120 metrekarelik bir evde yaşıyorsun belki, sana 120 değil de 110 metrekarelik bir ev veriyor. O vatandaş ne yapıyor ? Ben çok kızıyorum ‘Ben iki daire isterim’ diyor. Böyle şey olur mu ? Yani afedersiniz, tabiri caizse devleti yolunacak şey gibi görüyorlar. Bir vatandaşta vatandaşlık sorumluluğunun olması lazım. Devlete sen yardımcı olacaksın. ‘Devletten ben ne koparırım’ demeyeceksin” diye konuştu.
Kendisinin iki hafta önce bir açıklaması olduğunu belirten Işıkara, ancak bu açıklamada deprem tarihi vermediğini kaydetti. Bir olasılık modeliyle, bir depremin olabilme olasılığının tarihini açıkladığını ifade eden Işıkara, “2014 yılı, Marmara’da büyük bir depremin olma olasılığının en yüksek olduğu tarih. Olma olasılığı olduğu kadar, olmama olasılığı da var. Toplumun da bunu böyle algılaması lazım ve de ‘Hocam bizi korkuttun’ demeyin. Deprem Türkiye’nin bir geçeği. 15 bin kilometre diri bir fay var. Türkiye’de nereye gidersen git, deprem üreten bir odakla baş başasın. Korkmak yerine hazır ol, önlemini al. Er ya da geç bu sadece Marmara için değil, Türkiye’nin her yerinde, her an yıkıcı bir deprem olabilir. Benim hiç fay tartışması yaptığımı gördünüz mü ? Yapmam. Fay tartışmasının kime faydası var, Allah aşkına. Buna da çok kızıyorum. ‘Fay oradan mı geçiyor, buradan mı geçiyor’ yani biz o faya bakıp deprem yapma mı diyeceğiz’” dedi.
1750′li yıllardan bu yana Bursa ve çevresindeki fayların deprem üretmediğine dikkat çekerek, “Faylardaki bu sessizlik çok iyi bir şey değil” diyen Işıkara, “Güney fay kolunun Bursa’ya yakın olmasından dolayı, hareketlilik başlarsa Bursa bu depremden çok etkilenecek. Bursa ayrıca adaların güneybatısında olacak ve İstanbul’u daha da çok etkileyecek olan depremden de etkilenecek” diye konuştu.
Işıkara, daha sonra gazetecilere, Isparta Valisi Memduh Oğuz ile aralarında bir yanlış anlama olduğunu belirterek, “Isparta valimden hakikaten çok özür dilerim. Bir yanlış anlaşılma oldu. İçtenlikle özür dilerim, Bunu yazarsanız sevinirim” dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayınladığı kutlama mesajında, istiklal mücadelesinin meşalesinin tutuşturulduğu 19 Mayıs gününde, milletin kaderinin yeniden şekillendiğini, parlak bir umut ışığı doğduğunu ifade etti.
Her milletin tarihinde, yıldızın parladığı anlar bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
”Bizim milletimizin yıldızının parladığı an da hiç şüphesiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün milli mücadelemizi başlatmak adına Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs günüdür. İstiklal mücadelemizin sembolü olan 19 Mayıs günü, aynı zamanda milli hafızamızda çok önemli yer tutan 23 Nisan, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi destansı başarıların da kaynağıdır. Onun için aziz milletimiz, bilhassa gençlerimiz, 19 Mayıs ruhuyla birlikte 23 Nisan ve 29 Ekim ruhuna, diğer bir deyişle istiklalimize ve istikbalimize, demokrasimize ve cumhuriyetimize ilelebet sahip çıkacaktır. Çünkü Türkiye’nin istikbali, milletimizin umudu ve göz bebeği olan gençlerimizin omuzları üzerindedir. İnanıyorum ki gençlerimiz, tarihimizden aldıkları ilhamla medeniyet yürüyüşümüzü çok daha ileri mesafelere taşıyacaklardır.”
Erdoğan, gençlere düşen en önemli görevin, devraldıkları mirası daha da zenginleştirmek için özveriyle çalışmak, kendilerinden sonra gelen nesillere bugün olduğundan çok daha parlak, kalkınmış, gelişmiş ve müreffeh bir ülke bırakmak olması gerektiğini vurgulayarak, ”Bu düşüncelerle, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, tüm gençlerimizi, tüm vatandaşlarımızı sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 93. yıl dönümü kutlamaları kapsamında ilk tören Anıt Park’taki Atatürk Anıtı’nda düzenlendi.
Buradaki törende Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ömer Altunsoy tarafından anıta çelenk sunuldu. Saygı duruşunun ardından törenlere, Kurtuluş Yolu’ndaki Bandırma Vapuru’nu simgeleyen ve zamanın Tütün İskelesi olarak bilinen yere inşa edilen iskelede devam edildi.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
Samsun Sanat Tiyatrosu oyuncularının, Büyük Önder ile 18 silah arkadaşının heykellerinin de yer aldığı alanda 19 Mayıs 1919′daki karaya çıkışı canlandırmalarının ardından, bir deniz subayı, iki deniz eri ve iki öğrenci tarafından taşınan bayrak, karaya çıkarıldı.
Vali Hüseyin Aksoy, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından gençlere seslendi.
“Geçmişini, tarihini, kültürünü bilen, özüne ve kültürüne sahip çıkan toplumlar, ilelebet yaşama hakkına sahiptirler” diyen Vali Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sizler, yarılarımızın teminatı, Türk milletinin geleceği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin emanetçileri olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği hedeflere, onun ilke ve inkılapları ışığında şehitlerimizin kanıyla sulanan ay yıldızlı bayrağımızı yere düşürmeden, milli birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışanlara fırsat vermeden emin adımlarla yürüyeceksiniz.”
Daha sonra deniz subayı tarafından kara subayına teslim edilen bayrak, göndere çekilmek üzere kutlama törenlerinin yapılacağı 19 Mayıs Stadı’na götürüldü.
Törende halk oyunu gösterileri sunuldu.
Katılımcılar, daha sonra zamanında otel binası olan ve Büyük Önder’in Samsun’a gelişinde kaldığı Gazi Müzesi’ne yürüdü.
Atatürk’ün Samsun’a çıkışı sonrasında ikametgahına ayrılan ve bugün müze olarak düzenlenen tarihi binaya, Kurtuluş Yolu olarak adlandırılan güzergahtan yapılan yürüyüşe kalabalık vatandaş topluluğu da katıldı.
Azınlıklara yönelik suikast iddialarına ilişkin yürütülen ‘Kafes Soruşturması’ kapsamında tutuklanan, 2010 yılı Temmuz ayında tahliye edilen Güney Deniz Saha Komutanlığı Muayene Komisyon Başkanı Kıdemli Albay Levent Gülmen, İzmir’in Foça İlçesi’nde, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları sırasında yeniden gözaltına alındı.
Törene sivil kıyafetle katılan Albay Gülmen Foça Merkez Komutanlığı görevli askerler tarafından alınıp, sağlık muayenesinin ardından Foça Adliyesi’ne götürüldü.
İstanbul’daki 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı resmi kutlamalarının ilk adresi Taksim Cumhuriyet Anıtı oldu. Törende, anıta çelenk konulması sırasında gerginlik çıktı.
DSP’li olduğu belirtilen bir grup, “Önce saygı duruşu istiyoruz” diyerek İstanbul Gençlik Hizmetleri Ve Spor İl Müdürü Numan Güzey’in üzerine yürüdü. Araya girenler saygı duruşununun çelenk konulmasının ardından gerçekleşeceğini söyledi. Törenin saygı duruşunda bulunulması ile başlaması gerektiğini söyleyen grup, uzun süre ikna olmadı.
Yaşanan tartışmanın ardından grup, anıt önünde saygı duruşu yaptı.
Uzun yıllar sonra T.C. Nüfus Cüzdanı’na kavuşan Musa Anter’in oğlu Anter Anter’in kimliği ve parası Fenerbahçe-Galatarasay maçında çalındı. Kimlik sevinci sadece 9 gün süren Anter, evine de yaya dönmek zorunda kaldı.
Kürt yazar ve gazeteci Musa Anter’in oğlu 67 yaşındaki Anter Anter, Süper Toto Süper Finali’nde büyük bir şok yaşadı. Çünkü Anter’in 43 yıl sonra edindiği T.C. kimliği derbi sırasında çalındı.
Takvim gazetesinin haberine göre; Fenerbahçe taraftarı olan Anter Anter, 12 Mayıs’ta oynanan derbiye gitti. Anter, maçın ardından çıkan arbedenin arasında kaldı.
Neye uğradığını şaşıran Anter, kendine geldiğinde paralarının ve nüfus cüzdanının çalındığını fark etti.
Polisin sıktığı biber gazından da nasibini alan Anter yaşadıklarını “Su içenlerden biraz su aldım. Kendim satın alamıyordum çünkü kimliğimle birlikte paramı da çaldırmıştım. Tam bir rezaletti” dedi.
Anter Anter, üzerinde para olmadığı için evine de yaya olarak döndü.
Nüfus cüzdanı için yeniden başvuru yaptığını da ifade eden Anter, “Artık Türk vatandaşıyım. Kimliğimi ikilemiş olacağım” diye konuştu.
Futbolda şike soruşturması ile başlayan “Gülen Cemaati Fenerbahçe’yi ele geçirmek mi istiyor?” tartışmaları gündemdeki yerini koruyor. Konu hakkında ilkkez Fethullah Gülen de konuştu. Gülen’in sohbet videolana yer verilen resmi internet sitesi Herkul.org bir açıklama yayınladı. Açıklamada Gülen’in soğuk algınlığı geçirdiği için sabah sohbeti yapamadığı ancak öğleden sonra kendisini daha iyi hissedince çay sohbeti yaptığı belirtildi. Sohbette Gülen’in, ”Fener’in ışığını o mu söndürdü?” diye karalayanların pek çoğunun “görmeden, tanımadan ve Hizmet ya da temsilcileri hakkında iki satır okumadan” bencilliğinden ya da mensup bulunduğu dairenin enaniyetinden dolayı muhalif davrandığını ve hatta düşmanlık yaptığını belirttiği ifade edildi. Site sohbetin videosunun da daha sonra yayınlanacağını duyurdu.
İşte o açıklama:
Kıymetli Dostlar,
Bu sabah Muhterem Hocamız soğuk algınlığı sebebiyle biraz rahatsızdı, ders yapamadık. Dolayısıyla yeni “nağme” de paylaşamadık. Fakat elhamdulillah öğleden sonra Hocamız kendisini biraz daha iyi hissedince ikindi sohbetine çıktı.
Az önce sohbet bitti. Hocamız yine çok doluydu. Mescid ve ondan rızıklanma konusuyla ilgili bir hadis tahlili sorduk. Fakat asıl çay faslı müthişti. “Bütün hayırların anahtarı tevazu, bütün şerlerin kırılası anahtarı da kibirdir” diyerek söze başlayan Muhterem Hocamız tarih boyunca bütün peygamberlerin ve salih kulların mütekebbirler tarafından nasıl işkencelere uğratıldıklarını anlattı.
Mübarek bir hizmeti “şeffaf değil”, “Fener’in ışığına o üfledi”, “gizli ajandası var”, “siyasete bulaştı” diyerek karalayanların pek çoğunun “görmeden, tanımadan ve Hizmet ya da temsilcileri hakkında iki satır okumadan” bencilliğinden ya da mensup bulunduğu dairenin enaniyetinden dolayı muhalif davrandığını ve hatta düşmanlık yaptığını belirtti.
Bütün bu iftiralar ve saldırılar karşısında yılmamak gerektiğini, kötü insanlarla değil kötü sıfatlarla mücadeleye devam etmenin lüzumunu; akrep soktuğu, gül kokladığı, bülbül şakıdığı gibi o şerirlerin de kendi karakterlerinin gereğini sergilediklerini ve Hizmet erlerine de kendilerine yakışan muhabbet fedaisi ve sulh kahramanı olma tavrını ortaya koymaları icap ettiğini uzun uzun dillendirdi.
Kendi notlarımızla Muhterem Hocamızın sözlerini tam yansıtamayacağımızı düşünerek bu özetle iktifa ediyoruz. İnşaallah bu enfes sohbeti de pek yakında Bamteli ya da Nağme olarak yayınlarız.
Muhabbetle..
Hürriyet Gazetesi’nden Aysel Alp’in haberine göre: Hükümet, 3 artı 3′lük zam teklifinden geri adım atmadı. Ancak görüşmelerde 1 derecelik ilerleme sağlandı. Son pazarlık Pazartesi’ye kaldı.
Hükümet-memur pazarlığında, 7′nci oturum 5 saat sürdü. İlk yıl için yüzde 3 artı 3; ikinci yıl içinse yüzde 2 artı 3′lük zam teklifini yenilemeyen hükümet, sosyal ödemeler için kesenin ağzını açtı. Taraflar arasında sağlanan uzlaşma maddeleri emekliliği gelen, eşi çalışmayan, 2005′te işe giren memurlar ile sözleşmeli personel, öğretmen, 4/C’li yüz binlerce memuru ilgilendiriyor.
Görüşmelerin son oturumunda zam oranı konuşulmasa da hizmet kolları ile sosyal içerikli taleplerin önemli bir bölümünde uzlaşma sağlandı.
Hizmet kollarında büyük oranda uzlaşı sağlayan taraflar Diyanet, kültür ve sağlık hizmet kolundaki taleplerin bir bölümünde anlaşamadı. Uzlaşılamayan konulardan biri de din görevlilerine verilecek fazla mesai oldu. Sendikalar, din görevlileri için dini bayramların yanı sıra 1 Mayıs ile milli bayramlarda da ‘fazla mesai’ verilmesini istedi. Ancak hükümet, dini bayram talebini kabul ederken, diğer talepleri kabul etmedi. Ayrıca günlük ücretin 5 katı oranında istenen fazla mesai, hükümet kanadınca 1 kat olarak karşılık bulunca, uzlaşı pazartesiye kaldı.
Uzlaşılan maddelerin mali boyutunu hesaplamak amacıyla Maliye ile Devlet Personel Başkanlığı bürokratları Pazartesi gününe kadar teknik çalışma yapacak.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in başkanlığında taraflar pazartesi günü son kez bir araya gelecek. Toplu sözleşme masasında hem yeni zam oranı hem hizmet kollarının talepleri hem de ek ödemeler karara bağlanacak. Bu çerçevede tüm memurlara yapılması istenen seyyanen artış miktarı ile öğretmen, din görevlisi, sağlık personeli ile öğretim görevlileri için istenen özel hizmet tazminatı miktarı belirlenecek.
Uzlaşılan maddeler için ‘mutabakat zaptı’ imzalanacak. Uzlaşılamayan bölümlerse hakem heyetine gidecek.
Hükümet ile memur sendikaları arasındaki son oturumda uzlaşmaya varılan ancak üzerinde teknik çalışma yapılacak maddeler şöyle:
200 bin memura 1′er derece: Uzun süredir memurların gündemde tuttuğu derece artışına hükümet yeşil ışık yaktı. 2005 yılından sonra işe başlayan memurlara fazladan 1 derece verilecek. Bu sayede 200 bin memur bir derece ilerleyecek.
Gecikme zammı: Memurlara her yıl ocak ayında verilen zam, bu yıl toplu sözleşme yasasının geç çıkması nedeniyle hala belirlenemedi. Zam netleştiğinde memur maaşları 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren belirlenen oranda arttırılacak. Aradan geçen 5 ayın farkı için de gecikme zammı belirlenecek. Alınmayan her ayın zammı için yüzde 1-2 civarında gecikme zammı memura ödenecek.
Emekli ikramiyesine zam: Emekli olan memura ödenen ikramiyenin arttırılması konusunda mutabakat sağlandı. İkramiyenin ne kadar arttırılacağı ise teknik çalışmada alternatifli olarak ortaya konulacak. Her bir artışın faturası belirlenecek. Çıkan sonuca göre örneğin emekli olduğunda 30 bin lira ikramiye alan memur, yeni artışla 33 bin, 35 bin ya da 40 bin gibi emekli ikramiyesine kavuşacak.
4/C’liye 28 gün müjdesi: Kızılay’da kurdukları çadırlarla uzun süre Türkiye gündeminde yer alan özelleştirme mağduru 4C’lilere yılın tamamında maaş alma imkanı doğuyor. 4C’liler halen yılda 11 ay çalışabiliyor. Yasa gereği 12 ay çalışmaları mümkün değil. Yapılacak düzenlemeyle 11 aylık çalışmaya 28 gün daha ilave edilecek. 4C’liler bu sayede yılda 11 ay 28 gün, yani bir yıldan sadece 2 gün eksik çalışacaklar. Düzenleme gerçekleşirse 4C’liler yılda 11 ay yerine yaklaşık 12 ay maaş alacaklar.
Sözleşmeli personele kadro: Başbakan’ın söz vermesine rağmen uzun süredir kadro alamayan belediyelerdeki sözleşmeli 17 bin 800 personel kadroya geçirilecek.
Eş yardımına zam: Eşi çalışmayan 700 bin memura verilen 140 liralık aile yardımı artacak. Yeni rakamın ne olacağı ise pazartesi günü belirlenecek.
Sözleşme primi zamlanacak: Memurlara ödenen 15 TL’lik toplu sözleşme primi zamlanacak. Artış miktarı pazartesi netleşecek.
Eğitime hazırlık ödeneğine zam: Öğretmenlere her öğretim yılı başında ödenen 650-700 liralık eğitime hazırlık ödeneğine zam yapılacak. Zam miktarı pazartesi günü pazarlıkla belirlenecek.
Sözleşmeliye öğle yemeği: Memurlar gibi kamudaki 150 bin sözleşmeli personele de öğle yemeği yardımı yapılacak. Böylece öğle yemeği için 5 lira ödeyen sözleşmeli, sadece 1 lira ödeyerek yemek yeme imkanına kavuşacak.
Süt, yoğurt, ayakkabı: Riskli alanlarda çalışan memurlara koruyucu bot, elbise ve eldiven verilecek. Madenlerle ocaklarda çalışan memurlara da koruyucu gıda olarak süt ve yoğurt ücretsiz dağıtılacak.
Türkiye Gazetesi’nin haberine göre: Hükümet ve memur sendikaları arasında kıran kırana geçen pazarlık masasında öğretmenlere müjdeli haber çıktı.
Hükümet ve memur sendikaları arasında kıran kıranageçen pazarlık masasında öğretmenlere müjdeli haber çıktı. Ders görevlerinin çeşitli sebeplerle yerine getirilmemesi veya öğretime değişik sebeplerle ara verilmesi yüzünden ders görevini yerine getiremeyen öğretmenlerin bu sürelerde varsa ders ve ek ders görevlerini yapmış sayılacak. Böylelikle kar tatili gibi beklenmedik okul tatillerinde ek ders ücreti alamayan öğretmenin ek ders çilesi sona erecek.
Ayrıca eğitim kurumlarında yöneticilik görevlerinde geçici görevle görev yapanların görevlendirildikleri unvan ile asli görevleri için planlanan ek ders ücretleri arasında kıyasyapılarak fazla olan ek ders ücretinin ödenmesi de sağlanacak. Diğer kamu kurumlarınagörevlendirilen öğretmenlere ek derslerinin verilecek.
Öte yandan, sağlık ve sosyal yardımla ilgili meselelerde öğretmenleri birbirlerine yardım edici duruma getirmek amacıyla kurulan İLKSAN’a üyelik zorunlu değil isteğe bağlı hale getirilecek.